Ayrıntılı Konu Bilgileri
Sayfa BaşlığıKonu: KADININ VE ERKEĞİN "İKİNCİ EL"İ
Mesaj SayısıMesaj Sayısı: 2 cevap var
OkumaGösterim: 805
Google Özel Arama

Gönderen Konu: KADININ VE ERKEĞİN "İKİNCİ EL"İ  (Okunma sayısı 805 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    ђ๏Ŧєєz

  • Özel Üye
  • *
  • Avatar Yok

  • İleti: 6692
  • Nerden: eksi25 - Erzurum
  • Rep: +586/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - hofeez@sevdaligul.com
    • Profili Görüntüle E-Posta
  • Çevrimdışı
KADININ VE ERKEĞİN "İKİNCİ EL"İ
« : 26 Kasım 2007, 23:07:48 »


 
Kullanıldığında eskiyen bir parça mı söz konusu? Yıpranan nedir?

Erkeğin ikinci eli, oto pazarını akla getiriyor. Ama kadının ikinci elinden bahsedince akla gelen ilk şey bit pazarı oluyor. Neden?

Çünkü erkek ve kadın aynı değerde görülmüyor.

İkinci el değeri olan şeyler nelerdir?

Sanat eserleri, menkul ve gayri menkuller, gümüş vazolar, altın bilezikler, yani kendi başına değer taşıyan varlıklar.

İkinci el değeri olmayan şeyler neler peki? Sadece yeni olduğu için ilgimizi çeken, o anki ihtiyacımızı karşıladığı için aldığımız, ayakkabı, perde, mobilya, şapka gibi şeyler.

İkinci el tartışmasına tanık oldum bugün gazetelerde. Pınar Aylinin bu konudaki bir konuşması üzerine köşe yazarları da yorumlar yazmış. Birisi ikinci el araba pazarına benzetmiş, bir başkası bağbozumu şaraba.

40 yaşına gelmiş erkeklerin iyilerinin kapılmış olacağından, onların boşanmalarını beklemenin gerekliliğine dair sözler söylenmiş.

Bir söz vardır; erkekler ilk olmak, kadınlar ise son olmak isterler. İkinci el veya üçüncü el fark etmiyor kadın için,  ama son el olmak önemli...

Erkek ve kadın.

Ne kadar ters ve ne kadar tezat.

Erkek, ilk olmak istiyor. Yani evleneceği kadına ilk dokunan kendisi olmalı. Onu ilk öpen, onunla ilk yatan kendisi olmalı.

Peki neden?

Seni tanımadan önceki ilişkilerinden dolayı karşındaki insanı sorumlu tutabilir misin? Verilmiş bir sözü yoksa, bir kadını ileride başına gelebilecek şeylerden sorumlu tutmanız garip değil mi?

İlk olmak, kendisini birisi için kavanozda saklamak mı?

Beyaz atlı prensinin kim olduğunu nasıl tespit edecek peki?

Sizin, kendisini teslim edeceği insanın o insan olduğunuzu, ilk öpücük hakkının sahibi, ilk gecenin kahramanı olacak o erkeğin siz olduğunu nasıl anlayacak?

Peki siz erkek arkadaşım,  ilk olmayı  hak etmek için neler yapıyorsunuz? Karşınızdaki insandan ilk olma hakkını beklerken,  kendisini sizin için her türlü başka elden korumasını isterken siz nasıl davranıyorsunuz?

Kadın için son olmak önemli. Yani ölüme kadar birlikte olacak bir erkeğinin olmasını istiyor. Evliliğinin bitmemesini, sevgisinin tükenmemesini istiyor. Bu çok daha masum ve yerinde bir istek gibi geliyor. Son olmayı hak ettiğiniz müddetçe tabi. Buna çaba harcadığınız müddetçe.

Toplumumuzda, erkeğin ve kadının bakış açısı çok fark etmiyor aslında. İkisi de erkeğin değerli, kadının ise daha az değerli olduğunu düşünüyor. Bu yüzden kadının ikinci elini hoş görmezken, erkeğin ikinci eline olumlu bakabiliyor. Her iki cins de aynı bakışa sahip.

Oysa insanın değeri kaçıncı el olduğuyla ilgili değildir. Bir elması kaç kez satarsanız satın, onu kaçıncı el kullanırsa kullansın, o bir kırat dahi eksilmez değerinden.

Bit pazarı değersiz eşyaların eskileriyle doludur. Ama onlar yeniyken de değerlerini cevherlerinde değil, albenilerinde taşıyorlardı. Onların güzelliği yeni olmalarında ve modaya uygunluklarındaydı sadece.

Kadın da olsanız , erkek de olsanız, ikinci elinizin yerinin  bit pazarı mı yoksa müzayede mi olduğu, insanlığınızla ilgilidir...


DİP NOT Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap)

1. Kadınlar; aslında son olmayı diler ve isterler ancak, son olmadıklarını da bilirler.

2. Erkekler ise; bu konuda kendilerini ziyadesiyle kandırır, ilk olmak uğruna verdikleri çabalar aslında ilk olmamak içindir sanki...


    orkide

  • Özel Üye
  • *

  • İleti: 5263
  • Nerden: Almanya
  • Rep: +1521/-1
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
  • Çevrimdışı
KADININ VE ERKEĞİN "İKİNCİ EL"İ
« Yanıtla #1 : 27 Kasım 2007, 03:24:11 »
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Bir söz vardır; erkekler ilk olmak, kadınlar ise son olmak isterler. İkinci el veya üçüncü el fark etmiyor kadın için,  ama son el olmak önemli...
Erkek ve kadın.
Ne kadar ters ve ne kadar tezat.
Erkek, ilk olmak istiyor. Yani evleneceği kadına ilk dokunan kendisi olmalı. Onu ilk öpen, onunla ilk yatan kendisi olmalı.

Peki siz erkek arkadaşım,  ilk olmayı  hak etmek için neler yapıyorsunuz? Karşınızdaki insandan ilk olma hakkını beklerken,  kendisini sizin için her türlü başka elden korumasını isterken siz nasıl davranıyorsunuz?

Kadın için son olmak önemli. Yani ölüme kadar birlikte olacak bir erkeginin olmasini istiyor Evliliğinin bitmemesini, sevgisinin tükenmemesini istiyor. Bu çok daha masum ve yerinde bir istek gibi geliyor. Son olmayı hak ettiğiniz müddetçe tabi. Buna çaba harcadığınız müddetçe.
.


Evet arkadasim,erkekler ve kadinlar cok farklidirlar. kadinlar, duygusaldir,istedikleri tek sey ilk evlendikleri esleriyle mezara kadar mutlu olmaktir.Erkekler ise, eslerinin birinci el olmasini yani, tabiri caizse el deymemis olmasini isterlerken, kendilerinin gözü, hep ikincilerde, hatta ücüncü dördüncülerdedir. Pekiyi bu ayricaliklari onlara kimler veriyor?. Genlerinde mi var? Yoksa kiz cocuklarini yasaklarla, ayiplarla büyütürken erkek cocuga sonsuz haklar vererek büyütmekten mi ? Örnek verecek olursak, "erkegin elinin kiridir, o yapar" ."Sen büyüyünce kim bilir kac kizin canini yakacaksin" vs.sözleriyle beyinleri yikanmakta; böylece,(eger üstünlükse) o üstünlügü anne ve babalar farkinda olmadan onlara kücük yaslarda asilamaktadirlar.
 Ikinci el olmakla gururlanan erkegin ,oysa kendi kiz kardesi de vardir; bunu hic düsünmezler.

Arkadasim HoFeeZ, bu yazdiklarini benimsiyerek mi yazdin bilmiyorum ama ellerine ve de emeklerine saglik. ki bizlere bir seyler söyleme hakki getirmis oldun.Bundan sonraki yazacaklarima, Can Dündar'dan derlemelerle devam edecegim.

Ne oldu da ilişkiler böyle piyasaya düştü, "sahte"leşti?
Neden kadınlar "adam gibi adam" bulamamaktan dertli?
Annelerimizin zamanındaki ilişkiler nereye gitti?
"Artık domatesin bile hakikisi bulunmuyor" demek kolay...
Ama işin daha derin boyutları var.
Geçenlerde van'da dinlediğim bir öyküyü yazmıştım:
Köyün en güzel kızı, daha bahçe çitinden ötesini tanımadan çirkin bir delikanlıya kaçmış. Dağın öbür yamacındaki köye gitmişler. Orada yakışıklı oğlanlarla evli kızlar "niye bu çirkine kaçtın" diye sorunca boyun bükmüş bizimki:
"Dünyanın bu kadar büyük olduğunu bilsem, buna kaçar
mıydım hiç..."
* * *
Cağımız kadını, dünyanın büyüklüğünü fark ediyor giderek...
Bir önceki kuşağa göre, erkeklerle daha fazla karşılaşıyor.
"Annelerimiz gibi" evlendirildiği erkeğe mahkûm değil artık...
Seçenekleri artıyor.
Eskisi gibi boyun eğmiyor; itiraz ediyor; beğendiğini de beğenmediğini de söylemekten çekinmiyor.
Yeni kadının meydan okuyuşu, asırlık iktidarını kaybeden erkeği ürkütüyor. Erkek, ne istediğini bilen, cesur kadın karşısında nasıl tavır alacağını bilemiyor. Sahteleşiyor.
Öte yandan, iş dünyasındaki rekabete, eş dünyasındaki rekabet ekleniyor.
Kentli kadın, ayakları üzerinde durabildikçe yoruluyor, bağımsızlaştıkça yalnızlaşıyor.
Sonunda bazıları, "ne kadar güçlü olsa da, erkeğin varlığını hissetmek istiyor."

"Annelerimiz" için aşk, bir elmanın iki yarısı olabilmekti.
artık kimse yarım kalmak istemiyor.
Gün, kendi başına tam elma olmayı başarabilenlerin, aynı dalda yan yana durabilmenin günüdür.

Not:öyle olmayan istisna erkekleri tenzi ederim.
Sevgi ve saygilar arkadaslar..
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

            AÇIK KALPLE KONUŞAN DÜŞMAN, İÇİNDEN PAZARLIKLI DOSTTAN DAHA iyidir.

    ђ๏Ŧєєz

  • Özel Üye
  • *
  • Avatar Yok

  • İleti: 6692
  • Nerden: eksi25 - Erzurum
  • Rep: +586/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - hofeez@sevdaligul.com
    • Profili Görüntüle E-Posta
  • Çevrimdışı
KADININ VE ERKEĞİN "İKİNCİ EL"İ
« Yanıtla #2 : 27 Kasım 2007, 14:04:04 »
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
Arkadasim HoFeeZ, bu yazdiklarini benimsiyerek mi yazdin bilmiyorum ama ellerine ve de emeklerine saglik. ki bizlere bir seyler söyleme hakki getirmis oldun.Bundan sonraki yazacaklarima, Can Dündar'dan derlemelerle devam edecegim.


Tabi ki benimseyerek yazdım orkide arkadaşım. Erkeğin böyle tabir-i caizse çapkınlık yapması bir guru sebebi olarak görülürken kadının adeta etrafına bakması bile utanç sebebi olarak görülmesi kesinlikle içime sindiremediğim, hazmedemediğim bir durum olagelmiştir. Allah milletimize akıl versin diyorum ben. Bu konuda çok soluyum aslında ama şimdi biraz işim var. Daha sonra inşallah yazarım bir şeyler...


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
5 Yanıt
2137 Gösterim
Son İleti 07 Mayıs 2008, 23:04:35
Gönderen: ђ๏Ŧєєz
0 Yanıt
1005 Gösterim
Son İleti 19 Nisan 2007, 15:37:13
Gönderen: ђ๏Ŧєєz
0 Yanıt
1336 Gösterim
Son İleti 29 Temmuz 2007, 20:41:09
Gönderen: çoban
8 Yanıt
1720 Gösterim
Son İleti 14 Haziran 2008, 20:47:33
Gönderen: scorpions
4 Yanıt
1694 Gösterim
Son İleti 25 Kasım 2007, 01:53:46
Gönderen: loveryou53

web hosting Domain Web
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan sevdaligul.com forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. sevdaligul.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler sevdaligul@gmail.com  adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde sevdaligul.com  yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.