Ayrıntılı Konu Bilgileri
Sayfa BaşlığıKonu: Drakula Nám-ı diğer Vlad Tepes
Mesaj SayısıMesaj Sayısı: 1 cevap var
OkumaGösterim: 3024
Google Özel Arama

Gönderen Konu: Drakula Nám-ı diğer Vlad Tepes  (Okunma sayısı 3024 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    Avicenna

  • Özel Üye
  • *

  • İleti: 742
  • Nerden: Kayip Sehir
  • Rep: +73/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
  • Çevrimdışı
Drakula Nám-ı diğer Vlad Tepes
« : 20 Ocak 2008, 19:36:44 »


 
Drakula Nám-ı diğer Vlad Tepes

Dünyanın en ünlü şahsiyetlerindendir Drakula. Hakkında bir çok film çekilmiş, bir çok kitap yazılmıştır. Büyük küçük herkese korku saçmıştır. Fakat Drakula sanıldığı gibi bir hayal ürünü değil, gerçekten yaşamış bir karakterdir ve en önemlisi Osmanlının baş düşmanı ve belasıdır.

1441 yılında 2. Murat Eflakı (Wallachia, bugünkü Romanya toprakları) Osmanlı sınırları içerisine katar ve vergiye bağlar. Osmanlı Devleti zamanın voyvodası (Eflak Beyi) Vlad Drakula’yı halkını yönetmesi için tahtından indirmez ve tekrar Eflak halkının başına getirir, ama buna karşılık 3 oğlundan, büyük oğlu Mircea hariç, Vlad ve Radu’yu rehin olarak alır.
Drakul ismi “Ejderha” anlamına gelir. Vlad’ın bu isimle anılması, kendi halkı tarafından ona lakap olarak takılmasındandır, çünkü Vlad Ejderha Tarikatine mensuptur ve bu Tarikat 24 kişiden oluşmaktadır. Bu Tarikatın nihayi amacı kutsal haçı en büyük düşmanları olan türklere karşı müdafaa etmektir.

Drakul’un oğulları Vlad ve Radu 2. Murad’ın oğlu Mehmet (Fatih) ile aralarında bir veya iki yaş fark vardır. Bu iki rehine hiçbir şekilde bir esir muamelesi görmezler. Sanki bir müslüman türk evladları gibi görülür ve Mehmet ile medreselerde okuyup, dini ve bátini ilimlerden nasiplerini alırlar.
Bu üç çocuk beraber büyür ve Mehmet bilhassa Radu ile çok sıkı bir dostluk kurar.


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
Vlad Tepes (Kazıklı Voyvoda)

1453 yılında Mehmet İstanbul’u feth eder ve Fatih ünvanını alır. 1456 yılında Vladın Babası ve ağabeyi Mircea öldürüldükten sonra Fatih, Eflak’ın başına arkdaşı Vlad’ı getirir ve Vlad Eflak’ın yeni voyvodası olur.
Vlad’ın eline şimdi büyük bir fırsat geçmiştir, çünkü Vlad babasının kendisini türklere rehin vermesini hazmedememiş ve türklere karşı büyük bir nefret ile büyümüştür. Artık bundan sonra hem Eflak halkını hemde müslümanları acı günler beklemektedir.
Vlad’ın içinde büyüyen milliyetçilik duygusu, Eflak’ın Osmanlıdan bağımsız olma hayali ve kendisinin bağımsız Wallachia kralı olma arzusu Eflak’ın karanlık günler geçireceğinin habercisidir.

Akıl almaz işkencelerle insanları öldüren, caniliği ve acımasızlığı onunda “Drakulea” lakabını almasını sağlar. Drakulea, Drakulun oğlu anlamına gelir ve eski romence “Şeytan ve Şeytanın oğlu” manasına gelir. Halk artık onu şeytan lakabıyla anar.

Vlad Drakul artık yavaş yavaş işkencelerine başlar. Mesela ülkesindeki yardıma muhtaç, fakir ve dilencileri ülkesi için bir yük ve sorun olarak gören Vlad bir gün onları yemeğe davet eder. Topluluğa “dertsiz, sorunsuz bir Dünya, kedersiz bir yaşam arzu etmezmisiniz” sorusuna hepsi “evet” cevabını verince salonu ateşe verir ve kimse kurtulamaz. Dehşet içerisinde kalan yardımcılarına verdiği yanıt ise şöyledir: “Ülkemde fakir insan istemiyorum. Fakirliğin önüne geçmek ve engellemek için fakirleri yok etmek gerekir”.

Bir gün Vlad’ın metresi hamile olduğunu söyler. Metresini bir ebeye kontrol ettirir ve hamile olmadığı anlaşılır. Bu yalanı metresinin acı ölümüne sebep olur. Vlad metresini kadınlık uzvundan göğüslerine kadar yardırır, çünkü Vlad meyvesinin nerede olduğunu görmek ve tüm Dünyaya göstermek ister.

Tertip ve düzene çok önem veren Vlad, en küçük hatada insanları diri diri kazığa oturtur. Cezalıyı çıplak bir şekilde yüz üstü yatırır. Bacakları ayrılır ve dört beş kişinin yardımıyla büyük bir kazık arka delikten sokulur ve havaya dogru kaldırılır. Kazığın ucu daha çok acı versin diye sivri yapılmaz. Eğer sivri yapılırsa kazık vücudu delip geçer ve mahkum hemen ölür. Ama sivri olmadığı için kazık vücudun ağırlığıyla yavaş yavaş, sinirleri sıkıştırarak ilerler ve akıl almaz acı verir. Böylelikle mahkum hemen ölmez. Hatta bazı mahkumların bir kaç gün sonra bile kazıkta hala canlı oldukları söylenir. Vladın en büyük zevki ise kazığa oturtulan kişilerin karşısına geçip yemek yemesidir. Bazı rivayetlere göre Vladın iktidarsız olduğu ve kazığa oturtulan kişilerden akan kanların onu tatmin ettiği söylenir ve bazende kanı içtiği rivayet edilir.


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
Voyvoda kazığa oturtulan insanların karşısında yemek yiyiyor

Vladın buna benzer birçok akıl almaz işkenceleri vardır. Mesela çingeneleri hiç sevmeyen Vlad, onları kazanda diri diri kaynatır ve çocuklarına onları yedirir. Yeni doğan çocukların annelerinin ğöğüslerini kestirir ve yerlerine bebeklerin kafalarını yerleştirir.
Bu zalimliklerden haber alan Fatih bunlara inanmak istemez ve bir elçi heyeti gönderir. Elçilerin Vladın huzuruna vardıklarında Vlad onlardan feslerini çıkarmalarını ister. Elçiler bizim kültürümüzde şapka çıkartma geleneği yoktur, biz kendi sultanımızın karşısında bile feslerimizi çıkarmayız deyip feslerini çıkarmayınca Vlad sinirlenir ve fesleri elçilerin başlarına çiviletir ve geri gönderir.
Bunu haber alan Fatih Vlada karşı sefer başlatır ve 100 000 kişilik bir orduyla Vladı yakalamak için yola koyulur. Tabi Vlad kısa sürede bundan haberdar olur ve kaçış yolları arar.
Osmanlı ordusu Eflaka vardıginda ormanlık alana yaklaşık bir kilometre kadar yaklaştıklarında burunlarına ağır bir koku gelir. Ormana doğru ilerlediklerinde karşılaştıkları manzaraya inanamazlar. Yirmi bin kazığa oturtulmuş insan, çoğu müslüman, bir ceset ormanı.
Fatih bu manzara karşısında dehşete kapılır ve bir an evvel Vladı yakalamak ister.
Vlad yardım için macar kralı Matthias Corvinus’a bir mektup yazar, mektuba bir muhasebe ekler ve ınanması için iki çuval dolusu kesilmiş kulak, burun ve kafa gönderir. Muhasebe şöyledir: Oblucitza’dan Novoselo’ya kadar, Tuna nehrinin denize aktığı yerde, 23 884 Türk ve Bulgar katlettik. Evlerinde yaktıklarımız hariç. Ve civar köylerde yaklaşık 20 000 kişi.

Vladı yakalamak çok güçtü. Saklanacağı yerleri çok iyi bilen Vlad türkleri adeta elinde oynatıyordu. Öyleki, birgün Vladın bir kalede gizlendiğini öğrenen Fatih, Vladın kardeşi Radu ile birlikte kaleyi basar. Karanlık bir yerde Vlad ve adamlarıyla karşılaşır, karanlık dar bir boşlukta kılıçlar çekilir. Ama göz gözü gömez pek. Bunu fırsat bilen Vlad bir Osmanlı kıyafetiyle aradan sıyrılır ve türk askerlerinin arasından kimseye birşey sezdirmeden sıyrılıp kaçar, çünkü Vlad çok iyi osmanlıca bilir ve çoğu asker onu tanımadığı için kimse şüphelenmez.

Bütün baskınlar sonuçsuz kalır ve Vlad yakalanamaz. Ama Vlad Tepes (Tepes’in manası kazığa oturtan demek ve halk tarafından böyle anılmaya başlamıştır) işkencelerine devam etmektedir.

Bir gün Vladın hizmetcisi onun bu zalimliklerine dayanamaz ve Vlad çalışma odasında iken arkadan yaklaşıp voyvodanın kellesini uçurur. Türkler arasında kazıklı Voyvoda diye anılan Vlad’ın kellesi Fatih’e yollanır ve kellesi bir kaç gün şehirde dolaştırılır. Kazıklı voyvodanın kellesi Topkapı yakınlarına gömülürken, başsız vücudu Romanya’da gömülür. Vlad Romanyada kimi halk tarafından Şeytan, kimi tarafından milliyetci ve özgürlük savaşcısı bir kahraman olarak anılır.
Ama aslında o şeytandan daha zalim, daha gaddar, daha canidir.


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
Voyvodanın vücudunun gömülü olduğu yer



2003 yılında bazı gazetelerde çıkan haberlere göre, Vlad Drakulea (Tepes) firarı sırasında iki sene boyunca Kütahya’nın Emet kazasına bağlı Eğrigöz beldesinde bir kalede saklandığı iddia edilmiştir.

Mehmet Kemal Akbaş


 


« Son Düzenleme: 21 Ocak 2008, 21:39:58 Gönderen: Avicenna »
Kayip bir sehir,
su ömrüm neye esir,
ne olur yanimda kalsana...

Yalnizim, cok yalinizim,
yardimcim,sirdasim yok,
ne olur sesimi duysana...

    PERİ

  • Bayan Administrator
  • *

  • İleti: 4321
  • Rep: +323/-1
  • Cinsiyet: Bayan
  • evli ve çocuklu
    • Profili Görüntüle www.sevdaligul.com
  • Çevrimdışı
Drakula Nám-ı diğer Vlad Tepes
« Yanıtla #1 : 21 Ocak 2008, 03:25:45 »
tek kelime ile caniymiş.


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
814 Gösterim
Son İleti 17 Ağustos 2007, 07:02:26
Gönderen: sevdaligul
7 Yanıt
2272 Gösterim
Son İleti 10 Mart 2008, 20:40:59
Gönderen: sevdaligul
0 Yanıt
4660 Gösterim
Son İleti 15 Mayıs 2008, 13:04:08
Gönderen: edepli
0 Yanıt
205 Gösterim
Son İleti 21 Haziran 2014, 20:44:53
Gönderen: b.a.f.
0 Yanıt
22 Gösterim
Son İleti 31 Aralık 2016, 21:57:47
Gönderen: alpacino0092

web hosting Domain Web
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan sevdaligul.com forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. sevdaligul.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler sevdaligul@gmail.com  adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde sevdaligul.com  yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.