İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - PERİ

Sayfa: [1] 2 3 ... 55
1
Duyurular / sevdalıgül.com 3 yaşında
« : 06 Mart 2010, 22:54:54 »

sitemiz 3. yaşına girdi.daha nice yıllara diyorum .

2
Önemli Günler ve Mesajlar / yeni yılınız kutlu olsun
« : 01 Ocak 2010, 00:39:40 »

           yeni yılınız kutlu olsun arkadaşlar .

3

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

   
Mayalara göre 12 Aralık 2012'de Dünya'nın manyetik dengesi değişecek. Mayalar 26 bin yılda bir olan olayı felaket olarak yorumluyor. İşte inanılmaz tespitler:

ABD'li uzay araştırmacısı Lawrence E. Joseph'in "Apocalypse 2012" adlı kitabı Maya astronomlarının geliştirdiği bir teoriye dayanıyor.

Mayaların yüzlerce yıllık araştırmalarına göre, 12 Aralık 2012 tarihinde Güneş sisteminin yörüngesi, Samanyolu'nun merkezine denk gelecek. Teoriye göre her 26 bin yılda meydana gelen bu olayla, Samanyolu'nndan Dünya'ya gelen her türlü enerji azalacak. Birçok bilim adamı, bunun gezegenleri nasıl etkileyeceğini bilmiyor.

CİHAZLARI BOZACAK
Mayalar Samanyolu'ndan gelen enerjide yaşanacak küçük bir sapmanın bile felakete neden olacağına inanıyordu. Joseph de elektriksel güçte anlık bir durmanın yaşanacağını, bunun saatleri, DVD çalarları ve mikrodalga fırınları çalışamaz hale getirebileceğini vurguluyor.

Joseph bu fikri tarihte pek çok kitabın ve bulgunun desteklediğini öne sürüyor. Örneğin Çinlilere ait 3 bin yıllık "I Ching" adlı metinlerde, dünyanın sonunun 22 Aralık 2012'de geleceği belirtiliyor. Joseph daha net bulguların küresel ısınma konusunda kaygılı sismolog, meteorolog ve jeologlardan geldiğini söylüyor.

Kimilerine göre incelen ozon tabakası yok olduğu takdirde yeni bir Buz Çağı yaşanabilir. Bazı uzmanlar Etiyopya'da 2005'teki depremin yerkürede 60 kilometre çatlak açarak Afrika'nın ikiye ayrılma evresini ve büyük felaketi başlattığını ileri sürüyor. Bazılarıysa Güneş'teki hareketliliğin 2012'de en yüksek seviyeye ulaşacağına işaret ediyor.

4
Hayata Dair Yazılar / Ruh Sağlığınız için Evlenin...
« : 17 Aralık 2009, 01:53:18 »

Yeni Zelandalı Bilim Adamlarının Yaptığı Araştırma Sonuçlarına Göre, Evliliğin Ruh Sağlığına İyi Geldiği Kanıtlandı..Yeni Zelanda'daki Otaga Üniversitesi psikologlarından Kate Scott, 15 ülkede 34 bin 500 kişinin katılımıyla yapılan araştırma sonuşlarını açıklarken, bu uluslararası çalışmanın evlilik ilişkisinin anksiyete ve depresyon risklerinin azaltılmasına katkı sağladığı sonucunu ortaya koyduğunu bildirdi.

Scott, 'Çalışmamızın ortaya koyduğu şey, evlilik ilişkisinin erkeklerde olduğu kadar kadınlarda da ruh sağlığına çok olumlu getirileri olduğudur, bir birlikteliğin sona erdiğinde çekilen acılar ise insanları ruhsal bozukluklara çok daha dayanıksız hale getiriyor' dedi.

EVLİLİK ERKEKLERE İYİ GELİYOR

Araştırmanın, ayrılmak, boşanmak ya da dul kalmanın erkeklerde depresyon gibi ruhsal sorun risklerini artırdığını, benzer durumda kalan kadınlarda da aşırı ilaç ve alkol kullanımında artış gözlendiğini gösterdiğini belirten Scott, 'Evlilik akıl sağlığı bakımından erkekler için olduğu kadar kadınlar için de yararlı' diye konuştu.Scott, daha önceleri evlilik birlikteliğinin ruh sağlığı bakımından erkekler için kadınlarda olduğundan daha yararlı olduğunun düşünüldüğünü de belirtti.

Araştırma ayrıca erkeklerin ilk evliliklerinde kadınlardan daha az depresyon riskine maruz kaldığını da ortaya koyuyor. Bu da kadınların ilk evliliklerinde geleneksel eş kalıbına girmeye daha eğilimli olmalarıyla açıklanıyor.Araştırmaya göre, evliliğin özellikle kadınlar için başka faydaları da var, örneğin aşırı alkol ya da ilaç kullanımını azaltıyor. Bu da kadınların hamilelikte alkol tüketimini ciddi ölçüde azaltmaları ve bunu çocukların ergenlik dönemine kadar kadar sürdüyor olmalarıyla açıklanıyor.

5
Güncel Haberler ve Olaylar / Düşmandan Kaçarken
« : 17 Aralık 2009, 01:43:41 »
 
                   
 
ABD'nin Arizona Tucson Bölgesinde Başka Bir Türdaşının Kovaladığı Yaban Kedisi, Soluğu Bir Kaktüsün Tepesinde Aldı

Arizona Balık ve Oyun Departmanı Sözcüsü Mark Hart’a göre, bölgeye özgü bu tür, kaktüslere tırmanma konusunda becerikli. Ancak, bunu sadece olağanüstü durumlarda yapıyorlar. Tabii tırmanıştan sonra da uzun süre patilerini yalamak zorunda kalıyorlar.

6
Güncel Haberler ve Olaylar / Domuz gribinden ilk ölüm
« : 25 Ekim 2009, 15:03:50 »
Sağlık Bakanlığı, Ankara'da 1 kişinin "domuz gribi" hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini, vakanın Türkiye'deki ilk ölüm olduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Pnömoni (zatürre) teşhisiyle Ankara'daki bir hastanemizde takip ve tedavisi sürdürülen 29 yaşındaki bir vatandaşımız, gelişen ani solunum yetmezliği sebebiyle maalesef hayatını kaybetmiştir. Alınan numunelerde pandemik A(H1N1) virüsü tespit edilmiştir. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan bu vaka, ülkemizde pandemik A(H1N1) sebebiyle kaybettiğimiz ilk kişidir. 24.10.2009 tarihi saat 20.00 itibarıyla ülkemizde pandemik A(H1N1) toplam vaka sayısı 958'e ulaşmıştır.
Vatandaşlarımızın korunma tedbirlerine özenle riayet etmesi, grip belirtileri olan çocukların okul ve dershaneye gönderilmemesi, hastalık belirtisi olanların evlerinde istirahat etmeleri gerekmektedir. Ancak, genel durumda kötüleşme, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, 5 günden fazla süren ateş, ciddi ve sürekli kusması olan vakaların beklemeden doktora müracaatları büyük önem taşımaktadır" denildi.

 BAKAN AKDAĞ

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara'da domuz gribinden öldüğü açıklanan kişinin sağlık personeli olduğunu belirterek, ''Panik yapmayacağız, gerekli tedbirleri uygulamaya devam edeceğiz'' dedi.

AK Parti İstanbul İl Genel Meclisi Grubu'nun Erzurum Dedeman Sky Lodge Tesisleri'nde verdiği yemeğe akşam yemeğine katılan Recep Akdağ, yemek çıkışında gazetecilerin, Ankara'da domuz gribinden meydana gelen ölüme ilişkin sorularını yanıtladı.

Gerekli önlemlerin alındığını ve bu ölemlerin de uygulanmasına devam edileceğini vurgulayan Akdağ, şöyle konuştu:

''Tüm dünyada ölümler yaşanıyor. ABD'de, Meksika'da yüzlerce ölüm olayı yaşandı. Türkiye'de ise ilk ölüm vakası bu. Başka ölümler de olabilir. Ölen arkadaşımız bir sağlık çalışanı. Risk grubundaki kişilerin bir an önce aşılanması gerektiğinin önemi ortaya çıkıyor.''

Akdağ, bu konuda az da olsa aşıyla ilgili olumsuz görüşler ortaya koyanların anlamsızlıkların belirdiğini ifade ederek, risk grubundakilerin en kısa sürede aşılanmasına başlanacağını, vatandaşların hijyen konusunda uyarıları dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

Akdağ, bu süreci en az hasarla atlatmaya çalışacaklarını sözlerine ekledi.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

7
Dedikodu Yeri / Doğum sancısı bitecek !
« : 03 Nisan 2009, 15:53:51 »
Uzmanlar, erken doğum ve doğum sancısını tarihe gömecek.

Doğum sancılarının başlamasına neden olan hormonları tespit eden Avustralyalı bilim adamları, gelecekte erken doğumları önleyebileceklerini, hatta doğum sancılarını öne alabileceklerini umuyor.

Journal of Clinical Endocrinology&Metabolism dergisinde yayımlanacak makaleye göre, Newcastle'deki John-Hunter hastanesinde görevli bilim adamı Roger Smith ve ekibi, gebelik boyunca östradiol ve östriol adlı östrojenlerin dengede olduğunu, bu dengenin bozulması halinde doğum sancılarının başladığını tespit etti.

Bilim adamları, hamilelik sırasında östradiol ve östriol hormonlarının takip edilmesi sayesinde hem doğum sancılarının ne zaman başlayacağını belirleyebileceklerini, hem de hormon düzeyine yapılacak müdahalelerle sancıların erken ya da geç başlamasını sağlayabileceklerini ve böylece gelecekte erken doğumları bile önleyebileceklerini söylediler.

Araştırma 500 hamile üzerinde yapıldı. Doğum yaklaştığında östradiol ve östriol hormonlarının dengede olduğunu belirleyen bilim adamları, östradiol hormonu hızlı arttıktan sonra doğum sancılarının başladığını gözlemlediler.

Roger Smith, bebeğin anne karnında ölmesi durumunda da doğum sancılarının başladığını hatırlatarak, "Bu durumda östradiol düzeyi hızla düşüyor, denge östriol hormonu lehine değişiyor ve doğum sancıları yine başlıyor" dedi.

8
Hayata Dair Yazılar / Erkekler bu habere şaşıracak!
« : 03 Nisan 2009, 15:51:13 »


Ev kadınlarının işi gerçekten zor, ev işleri bitmek bilmiyor harcanan saat de cabası.



Ev işleri için harcanan güç üzerine yapılan bir araştırma, kadınların 1 yılda karşılığı ödenmeyen, 80 bin liralık ev işi yaptığını ortaya çıkardı. İngiltere'de yürütülen bir araştırmaya göre, kadınların ev işleri ve çocuk bakımı için haftada ortalama 74 saat vakit harcadıkları belirlendi.

Bütün işleri üstleniyorlar

Eğer kadınlar yardım almadan tek başlarına başardıkları bütün bu işleri para karşılığında başkalarına yaptırmak isteselerdi çocuk bakımı, temizlik, yemek pişirmek ve ev dışındaki fatura ödeme gibi hizmetler için yıllık 80 bin lira, yani aylık yaklaşık 7 bin lira ödemeleri gerekirdi.

Erkeklerden yüzde 50 fazla

Araştırmaya göre haftada ortalama 33 saatini çocuk bakımına harcayan kadınlar, bu konuda çocuklarıyla ortalama 21,5 saat geçiren erkeklerden yüzde 50 daha fazla çalışmış oluyorlar. Buna diğer günlük işler de eklenince, bazı kadınların ev işine harcadığı süre haftada 82 saati geçebiliyor.


9
Dedikodu Yeri / Annenizin tarihini tekrarlıyor olabilirsiniz
« : 03 Nisan 2009, 15:48:24 »

Birçok hastalık annemizden bize miras kalabilir. Hastalıklardan korunmak için bu soruları mutlaka annenize sorun...

Bebeklikten itibaren edindiğimiz birçok alışkanlıkta annenizin imzası var. Peki ya genetik olarak ona ne kadar benziyorsunuz? Bu konuda yine en iyi kaynağınız anneniz.. Fiziksel görünüşünüz kadar sağlık sorunlarını da ondan almış olabilirsiniz. İşte annenize sağlığıyla ilgili mutlaka sormanız gereken sorular!

Üniversiteye giderken ya da o yaşlarda şimdikinden daha uzun muydun?

Anneniz üniversite yıllarına göre birkaç santim kısaldıysa, bu osteoporoz işareti veya da düşük kemik yoğunluğu yani osteopenia olabilir. Dahası onda osteoporoz varsa, bu seninilerde yüzde 50 ihtimal geliştirebileceğin anlamına gelir. Diğer taraftan anneniz 35 yaşındaki genç bir insanın vücuduna sahipse o zaman ilerde aksak aksak yürüyen kamburu çıkmış veya kalça problemleri olan biri olmayacaksınız. Risk taşıyorsanız düşük yağlı süt ürünlerinden günde en az 1.000 miligram kalsiyum ve çeşitli yerlerden D Vitamini almalısın. D Vitamini vücutta kalsiyum emilimine yardımcı oluyor. Ayrıca, spor salonuna gittiğinde koşu bandının yanı sıra ağırlık da çalışabilirsin. Kemikler güç kullanımına tepki verir. Böyle bir çalışma omuzları, omurgayı ve bileklere yararlıdır.

Zor bir hamilelik mi geçirdin?

Hamileliğiniz tamamen annenizin ki gibi olmayabilir. Ancak dar kalça veya kalça kemiği müsait olmadığı için sezaryen olmuşsa bu doğumu zorlaştırabilir. Bunun dışında kanın pıhtılaşması sorunları, gebelik diyabeti veya preeklampsi (yüksek kan basıncı ve idrarda yüksek protein değerleri) gibi bir mirasın olabilir. Annende en fazla sabah kusmaları olmuş olsa bile sorup öğrenmeniz hazırlıklı olmanızı sağlayabilir. Risklerden biri annenizde varsa doktorunuzla bunu mutlaka paylaşın.

Göz testin nasıldı?

Anneniniz gözlük kullanıyor olabilir ancak hiç glakom (optik sinirlerde hasar) veya makula dejeneresansı (retinanın incelmesi) teşhisi konulmuş mu? Her iki durum da belirtiler başlamadan önce oluşur ve genellikle de ciddidir. Eğer annenizde (veya babanızda) bu durumlardan biri varsa, 20/20 görüyor olsan da, göz testlerine başlamalısınız.

Hiç depresyona girdin mi?

Annenizin klinik depresyonu veya bunalımı varsa bu seni kara günlere iki-üç kat daha eğilimli yapar. Sorunlarla başa çıkmayı ebeveynlerimizden öğreniriz. Engellerle başa çıkma tekniklerini bilen bir anne bunu kendi kızına da transfer eder. Mutluymuş taklidi yapmayın. Arkadaşlarınıza veya ailenize kendini açmak ruh haline iyi gelir. Eğer iki haftadan uzun bir süre kendini hüzünlü, sıkıntılı, endişeli ve stresli hissedersen doktorundan tavsiye edebileceği bir davranış (cognitive-behavioral) terapistinin ismini rica edebilirsin.

Cildine nasıl bakıyorsun?

Anneniz Demi Moore'la karşılaştırılabilir mi? Onun cildine nasıl baktığını araştırın. SPF-45 onun için bir alışkanlık mı? Peki ya günlük nemlendirici? Onu bu konuda takip edin. Eğer cilt sarkıklığı fazlaysa, 'O zaman retinoid kremi için (Retin-A gibi) bir reçete isteyebilirsiniz. Böylece kırışıklıkları azaltıp, deri hücrelerinin kanser oluşturmasının önüne geçebilirsiniz. Ailenizde birinde deri kanseri vakası varsa, tenin koyu renk olsa bile yine de güneş kremini hiçbir zaman yanından ayırmayın. Ayrıca, göz doktoruna da 'Gözlerimde herhangi bir pigment değişimi var mı?' diye sormalısınız. Çünkü bu da deri kanserinin bir belirtisi olabilir.

10
Dedikodu Yeri / Kadınlar neden alışveriş tutkunu?
« : 03 Nisan 2009, 15:46:15 »

Psikologlar, kadınların regli dönemlerde hiç giymeyeceklerini bildikleri kıyafetleri bile satın almaktan kendilerini alıkoyamamalarının ardında bilimsel gerekçe bulunduğunu savundu.Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

Yapılan çalışmaya göre, kadınların ''luteal dönem'' adı verilen, regli görmelerine 10 gün kala başlayan dönemde harcama isteklerine gem vuramadıklarını gösterdi.

Hertfordshire Üniversitesi mensubu bilim adamları, kadının aşırı alışveriş yapmasının ardında, vücudundaki hormonal değişimle başa çıkma isteğinin bulunuyor olabileceğini bildirdi. ''Pre-menstrual sendrom'' adı verilen, aşırı sinir ve duygusallıkla ortaya çıkan bu rahatsızlık her 10 kadından 9'u tarafından her ay yaşanıyor.

18-50 yaş grubundaki 443 kadın üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarını açıklayan Prof. Karen Pine, ''Kadının harcama isteği adeti geciktikçe artıyor'' dedi.

Pine, gereksiz alışveriş yapıp mali durumunun bozulmasından korkan kadınların regli olmadan 10 gün önce başlayan dönemde çarşıya çıkmamaları gerektiği uyarısında da bulundu.

Sayfa: [1] 2 3 ... 55
web hosting Domain Web
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan sevdaligul.com forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. sevdaligul.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler sevdaligul@gmail.com  adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde sevdaligul.com  yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.